Sepetim (0) Toplam: 0,00
%20
Yeni
Dinin Dört Hâli Prof. Dr. Kadir Canatan

Dinin Dört Hâli

Liste Fiyatı : 18,50
İndirimli Fiyat : 14,80
Kazancınız : 3,70
9786258505863
9387194
Dinin Dört Hâli
Dinin Dört Hâli
14.8
Din, insanlık tarihinin en derin, en sarsıcı ve en uzun soluklu hakikat çağrılarından biridir. O, yalnızca insanın Tanrı ile ilişkisini kurmaz; insanın kendisiyle, toplumla, tabiatla, iktidarla, bilgiyle, ahlakla ve gelenekle ilişkisini de yeniden düzenler. Din, doğduğu anda çoğu zaman bir huzur dili değil, bir uyanış çağrısıdır. Alışılmış olanı sarsar, kutsallaştırılmış kalıpları sorgular, ataların yolunu hakikatin ölçüsü sayan zihniyeti yerinden eder. Bu yüzden her sahih dinî başlangıç, aynı zamanda bir yüzleşmedir: İnsanın kendi putlarıyla, toplumun kendi alışkanlıklarıyla, iktidarın kendi sahte kutsallıklarıyla ve geleneğin kendi donmuş formlarıyla yüzleşmesi.
Fakat dinin tarihi yalnızca başlangıçların tarihi değildir. Her büyük hakikat çağrısı, zamanla bir topluma, bir dile, bir kuruma, bir hafızaya ve bir geleneğe dönüşür. Din, insanın kalbinde doğar; toplumun içinde beden kazanır; kurumlarla süreklilik bulur; ilimlerle yorumlanır; ahlakla hayatı dönüştürür; halk dindarlığıyla gündelik dünyaya yerleşir; siyasetle, medreseyle, mezheple, tasavvufla, krizlerle ve dış temaslarla tarih içinde yeni biçimler alır. Bu bakımdan dinin kaderi, sadece vahyin ne söylediğiyle değil, insanların o vahyi nasıl anladığı, taşıdığı, kurumsallaştırdığı ve zamanla nasıl dondurduğuyla da ilgilidir.
Bu çalışma, dinin tarihsel serüvenini "dört hâl" üzerinden okumayı teklif etmektedir. Birinci hâlde din, gelenekle çatışır. İkinci hâlde din toplumsallaşır ve kurumsallaşır. Üçüncü hâlde din kendi geleneğini üretir. Dördüncü hâlde ise bu gelenek donuklaşır ve kimi zaman dinin yerine geçecek ölçüde kutsallaştırılır. Bu dört hâl, yalnızca tarihsel bir sıralama değildir; aynı zamanda din ile toplum arasındaki ilişkinin derin bir sosyolojik yasasını gösterir. Din, toplumu dönüştürür; fakat toplum da dini kendi kalıpları içinde yeniden üretir. Din geleneği arındırır; fakat zamanla kendi ürettiği gelenek tarafından kuşatılabilir. Din zihni uyandırır; fakat donmuş gelenek zihni yeniden tabi hâle getirebilir.
  • Açıklama
    • Din, insanlık tarihinin en derin, en sarsıcı ve en uzun soluklu hakikat çağrılarından biridir. O, yalnızca insanın Tanrı ile ilişkisini kurmaz; insanın kendisiyle, toplumla, tabiatla, iktidarla, bilgiyle, ahlakla ve gelenekle ilişkisini de yeniden düzenler. Din, doğduğu anda çoğu zaman bir huzur dili değil, bir uyanış çağrısıdır. Alışılmış olanı sarsar, kutsallaştırılmış kalıpları sorgular, ataların yolunu hakikatin ölçüsü sayan zihniyeti yerinden eder. Bu yüzden her sahih dinî başlangıç, aynı zamanda bir yüzleşmedir: İnsanın kendi putlarıyla, toplumun kendi alışkanlıklarıyla, iktidarın kendi sahte kutsallıklarıyla ve geleneğin kendi donmuş formlarıyla yüzleşmesi.
      Fakat dinin tarihi yalnızca başlangıçların tarihi değildir. Her büyük hakikat çağrısı, zamanla bir topluma, bir dile, bir kuruma, bir hafızaya ve bir geleneğe dönüşür. Din, insanın kalbinde doğar; toplumun içinde beden kazanır; kurumlarla süreklilik bulur; ilimlerle yorumlanır; ahlakla hayatı dönüştürür; halk dindarlığıyla gündelik dünyaya yerleşir; siyasetle, medreseyle, mezheple, tasavvufla, krizlerle ve dış temaslarla tarih içinde yeni biçimler alır. Bu bakımdan dinin kaderi, sadece vahyin ne söylediğiyle değil, insanların o vahyi nasıl anladığı, taşıdığı, kurumsallaştırdığı ve zamanla nasıl dondurduğuyla da ilgilidir.
      Bu çalışma, dinin tarihsel serüvenini "dört hâl" üzerinden okumayı teklif etmektedir. Birinci hâlde din, gelenekle çatışır. İkinci hâlde din toplumsallaşır ve kurumsallaşır. Üçüncü hâlde din kendi geleneğini üretir. Dördüncü hâlde ise bu gelenek donuklaşır ve kimi zaman dinin yerine geçecek ölçüde kutsallaştırılır. Bu dört hâl, yalnızca tarihsel bir sıralama değildir; aynı zamanda din ile toplum arasındaki ilişkinin derin bir sosyolojik yasasını gösterir. Din, toplumu dönüştürür; fakat toplum da dini kendi kalıpları içinde yeniden üretir. Din geleneği arındırır; fakat zamanla kendi ürettiği gelenek tarafından kuşatılabilir. Din zihni uyandırır; fakat donmuş gelenek zihni yeniden tabi hâle getirebilir.
      Stok Kodu
      :
      9786258505863
      Boyut
      :
      çokebatlı
      Sayfa Sayısı
      :
      240
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2026-01
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat