Sepetim (0) Toplam: 0,00
Kutsal İsyan Hasan İzzettin Dinamo

Kutsal İsyanMilli Kurtuluş Savaşının Gerçek Hikayesi

Liste Fiyatı : 45,00
9754780501
511951
Kutsal İsyan
Kutsal İsyan Milli Kurtuluş Savaşının Gerçek Hikayesi
45.00

Sahaf kategorimizde yer alan 5 ciltlik eserin, Tekin Yayınevi işbirliği ile Vatan Gazetesi tarafından dağıtılan baskılarıdır.

1. Cilt:

Sadrazamın İstanbul’dan gönderdiği telgrafta: "İstanbul’da bulunmanız uygun olur." demesi ne demekti? Demek ki İstanbul bir ana-baba günü yaşıyordu. Kıyıda köşede kalmış aklı başında kişilerin payitahtta bulunması gereken günler gelip çatmıştı. Talat Paşa’nın harp kabinesi, düşeliberi en önemli ikinci olay, İzzet Paşa kabinesinin düşüşüydü. Bundan sonra, iktidar, karanlıkta nöbet bekleyen karanlık zümrelerin, hırsların, belki de gerçek yurt düşmanlarının eline geçecekti. İzzet Paşa, son namuslu sadrazam sayılabilirdi. Rauf Bey, Fethi Bey gibi kaliteli hürriyetçi ve yurtsever arkadaşlarıyla birlikte büyük bir iyiniyetle de kabinesini güçlendirmişti.

2. Cilt:

Mıntaka Palas, iskeleye çok yakın olduğundan Mustafa Kemal önde, arkadaşlarıyla karşılayıcılar arkada olduğu halde oraya dek yayan yürüdü.

Otelde hepsi soyunup dökündüler, yıkandılar ve kendilerini bekleyen daha güç görevler için elden geldiğince dinlendiler. Mustafa Kemal, ilk iş olarak annesine bir telgraf çekerek sağ salim Samsun’a ayak bastığını ve sıhhatte olduğunu bildirdi. Aradan ancak bir saat geçmişti ki Mustafa Kemal’in Şişli’deki evden beri yanında getirdiği ve çok güvendiği emir eri Halit, koşarak paşanın kapısını çaldı.

-Ne var Halit?
-Torpido gelmiş, Paşam!
-Hangi torpido, çocuk?
-Zahir, sizi yakalamak isteyen torpido!

Mustafa Kemal, hemen dürbününü alarak balkona koştu. Gerçekten de kıçında kocaman bir İngiliz bayrağı görünen bir İngiliz savaş gemisi Samsun Limanı’na demir atıyordu. Baktı: Vefalı küçük Bandırma teknesi, Refet Bey’in on sekiz atıyla öbür yüklerini boşaltmış, Çaltı Burnu açıklarında dumanlar savurarak Trabzon’a doğru yol alıyordu.
Şimdi, bütün Argonotlar, onun çevresini almış, garip duygularla torpidoyu seyrediyorlardı.

3. Cilt:

Mustafa Kemal, bu kez ters yoldan Amasya’ya gidiyordu. Birkaç ay önce onu Orta Anadolu’ya sıkıştırarak kovalayan İstanbul hükümeti, onun arkadaşlarıyla ilk devrim kararlarını yayımladığı Amasya’da kendisiyle bir görüşme yapmak üzere önemlice bir delege göndermişti. Paşanın otomobili, ekinlerin biçildiği ıssız tarlalar ortasından geçen sarı tozlu yolları hızla tüketirken atlı, eşekli ve kağnılı yolcular onu tanıyor, kadınlı-erkekli ellerini başlarına götürerek asker selâmı veriyorlardı. Evet, artık onu tanıyorlardı. Tanımasa bile seziyorlardı. Sigarasının dumanları önden gelen sert kuzey rüzgârıyla savrulup giderken Mustafa Kemal, şu birkaç ay içinde birçok adımlar atıldığını düşünüyordu.

Ünlü Erzurum Kongresi, zalimleri sersemletmişken arkasından bir de Sivas Kongresi gelmiş, devrim birdenbire ayrı bir hükümet kurma gücü ve hevesi kazanmıştı. Sivas Kongresi sonunda temsil kurulunun yayımladığı demir gibi yürekli manifesto, hem Türkiye’de, hem de dünyada bir bomba etkisiyle patlamıştı.

4. Cilt:

İstanbul’un İngilizlerce işgal edildiği gün Mustafa Kemal, yanında Ali Fuat Paşa, Yahya Galip Bey ve Temsil Kurulunun öbür üyeleriyle Ankara telgrafhanesinde bir sandalyeye çökmüş haber bekliyordu. Manastırlı Hamdi Efendi’nin sabahleyin verdiği işgal haberinin gerisini büyük bir merak içinde bekliyordu.

Ali Fuat Paşa, Mustafa Kemal’e:

- Paşam, dedi. 29 Kasım 1919’da Sivas’ta verilen tarihsel kararın ikinci aşamasını uygulama sırası geldi.

“Mustafa Kemal’in yüzünde zamanlardır beklenen ve özlemi çekilen bir sonuca kavuşmuş olmanın huzuru vardı.” Gülümsedi ve:

- İngilizlerin böyle bir gaflet irtikâp edeceklerini asla tahmin etmezdim, dedi. Bize, bundan büyük bir hizmet yapamazlardı. Şimdi artık, Meclisi Ankara’da toplayabilir ve yeni devletin temellerini atabiliriz.

5. Cilt:

İnönü Savaş Meydanında Metristepe de Batı Cephesi Kumandanı İsmet Bey’e,

Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşlarında yüklendiğiniz görev kertesinde ağır bir görev yüklenmiş kumandanlar çok azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, dâhice yönetiminiz altında onurla görevlerini gören kumandan ve silah arkadaşlarınızın kalp ve yurtseverliğine büyük güvenle dayanıyordu. Siz, orada yalnız düşmanı değil, ulusun (makûs) talihini de yendiniz. İstilâ altındaki mutsuz topraklarımızla beraber bütün yurt bugün sınırlarına dek zaferinizi kutluyor. Düşmanın yurdumuzda yayılma hırsı, ‘azim ve himmetinizin’ yalçın kayalarına başını çarparak param parça oldu.

Adınızı, tarihi övgüler kitabesine yazan ve bütün ulusu hakkınızda sonsuz minnet ve şükrana şevketten büyük gaza ve zaferinizi kutlarken, üstünde durduğunuz tepenin size binlerce düşman ölüleriyle dolu bir şeref meydanı seyrettirdiği kadar, ulusumuz ve kendimiz için yükselme parıltısıyla dolu bir gelecek ufkunu da gösterdiğini söylemek isterim.
Mustafa Kemalİnönü Savaş Meydanında Metristepe de Batı Cephesi Kumandanı İsmet Bey’e,

Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşlarında yüklendiğiniz görev kertesinde ağır bir görev yüklenmiş kumandanlar çok azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, dâhice yönetiminiz altında onurla görevlerini gören kumandan ve silah arkadaşlarınızın kalp ve yurtseverliğine büyük güvenle dayanıyordu. Siz, orada yalnız düşmanı değil, ulusun (makûs) talihini de yendiniz. İstilâ altındaki mutsuz topraklarımızla beraber bütün yurt bugün sınırlarına dek zaferinizi kutluyor. Düşmanın yurdumuzda yayılma hırsı, ‘azim ve himmetinizin’ yalçın kayalarına başını çarparak param parça oldu.

Adınızı, tarihi övgüler kitabesine yazan ve bütün ulusu hakkınızda sonsuz minnet ve şükrana şevketten büyük gaza ve zaferinizi kutlarken, üstünde durduğunuz tepenin size binlerce düşman ölüleriyle dolu bir şeref meydanı seyrettirdiği kadar, ulusumuz ve kendimiz için yükselme parıltısıyla dolu bir gelecek ufkunu da gösterdiğini söylemek isterim.
Mustafa Kemal

  • Açıklama
    • Sahaf kategorimizde yer alan 5 ciltlik eserin, Tekin Yayınevi işbirliği ile Vatan Gazetesi tarafından dağıtılan baskılarıdır.

      1. Cilt:

      Sadrazamın İstanbul’dan gönderdiği telgrafta: "İstanbul’da bulunmanız uygun olur." demesi ne demekti? Demek ki İstanbul bir ana-baba günü yaşıyordu. Kıyıda köşede kalmış aklı başında kişilerin payitahtta bulunması gereken günler gelip çatmıştı. Talat Paşa’nın harp kabinesi, düşeliberi en önemli ikinci olay, İzzet Paşa kabinesinin düşüşüydü. Bundan sonra, iktidar, karanlıkta nöbet bekleyen karanlık zümrelerin, hırsların, belki de gerçek yurt düşmanlarının eline geçecekti. İzzet Paşa, son namuslu sadrazam sayılabilirdi. Rauf Bey, Fethi Bey gibi kaliteli hürriyetçi ve yurtsever arkadaşlarıyla birlikte büyük bir iyiniyetle de kabinesini güçlendirmişti.

      2. Cilt:

      Mıntaka Palas, iskeleye çok yakın olduğundan Mustafa Kemal önde, arkadaşlarıyla karşılayıcılar arkada olduğu halde oraya dek yayan yürüdü.

      Otelde hepsi soyunup dökündüler, yıkandılar ve kendilerini bekleyen daha güç görevler için elden geldiğince dinlendiler. Mustafa Kemal, ilk iş olarak annesine bir telgraf çekerek sağ salim Samsun’a ayak bastığını ve sıhhatte olduğunu bildirdi. Aradan ancak bir saat geçmişti ki Mustafa Kemal’in Şişli’deki evden beri yanında getirdiği ve çok güvendiği emir eri Halit, koşarak paşanın kapısını çaldı.

      -Ne var Halit?
      -Torpido gelmiş, Paşam!
      -Hangi torpido, çocuk?
      -Zahir, sizi yakalamak isteyen torpido!

      Mustafa Kemal, hemen dürbününü alarak balkona koştu. Gerçekten de kıçında kocaman bir İngiliz bayrağı görünen bir İngiliz savaş gemisi Samsun Limanı’na demir atıyordu. Baktı: Vefalı küçük Bandırma teknesi, Refet Bey’in on sekiz atıyla öbür yüklerini boşaltmış, Çaltı Burnu açıklarında dumanlar savurarak Trabzon’a doğru yol alıyordu.
      Şimdi, bütün Argonotlar, onun çevresini almış, garip duygularla torpidoyu seyrediyorlardı.

      3. Cilt:

      Mustafa Kemal, bu kez ters yoldan Amasya’ya gidiyordu. Birkaç ay önce onu Orta Anadolu’ya sıkıştırarak kovalayan İstanbul hükümeti, onun arkadaşlarıyla ilk devrim kararlarını yayımladığı Amasya’da kendisiyle bir görüşme yapmak üzere önemlice bir delege göndermişti. Paşanın otomobili, ekinlerin biçildiği ıssız tarlalar ortasından geçen sarı tozlu yolları hızla tüketirken atlı, eşekli ve kağnılı yolcular onu tanıyor, kadınlı-erkekli ellerini başlarına götürerek asker selâmı veriyorlardı. Evet, artık onu tanıyorlardı. Tanımasa bile seziyorlardı. Sigarasının dumanları önden gelen sert kuzey rüzgârıyla savrulup giderken Mustafa Kemal, şu birkaç ay içinde birçok adımlar atıldığını düşünüyordu.

      Ünlü Erzurum Kongresi, zalimleri sersemletmişken arkasından bir de Sivas Kongresi gelmiş, devrim birdenbire ayrı bir hükümet kurma gücü ve hevesi kazanmıştı. Sivas Kongresi sonunda temsil kurulunun yayımladığı demir gibi yürekli manifesto, hem Türkiye’de, hem de dünyada bir bomba etkisiyle patlamıştı.

      4. Cilt:

      İstanbul’un İngilizlerce işgal edildiği gün Mustafa Kemal, yanında Ali Fuat Paşa, Yahya Galip Bey ve Temsil Kurulunun öbür üyeleriyle Ankara telgrafhanesinde bir sandalyeye çökmüş haber bekliyordu. Manastırlı Hamdi Efendi’nin sabahleyin verdiği işgal haberinin gerisini büyük bir merak içinde bekliyordu.

      Ali Fuat Paşa, Mustafa Kemal’e:

      - Paşam, dedi. 29 Kasım 1919’da Sivas’ta verilen tarihsel kararın ikinci aşamasını uygulama sırası geldi.

      “Mustafa Kemal’in yüzünde zamanlardır beklenen ve özlemi çekilen bir sonuca kavuşmuş olmanın huzuru vardı.” Gülümsedi ve:

      - İngilizlerin böyle bir gaflet irtikâp edeceklerini asla tahmin etmezdim, dedi. Bize, bundan büyük bir hizmet yapamazlardı. Şimdi artık, Meclisi Ankara’da toplayabilir ve yeni devletin temellerini atabiliriz.

      5. Cilt:

      İnönü Savaş Meydanında Metristepe de Batı Cephesi Kumandanı İsmet Bey’e,

      Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşlarında yüklendiğiniz görev kertesinde ağır bir görev yüklenmiş kumandanlar çok azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, dâhice yönetiminiz altında onurla görevlerini gören kumandan ve silah arkadaşlarınızın kalp ve yurtseverliğine büyük güvenle dayanıyordu. Siz, orada yalnız düşmanı değil, ulusun (makûs) talihini de yendiniz. İstilâ altındaki mutsuz topraklarımızla beraber bütün yurt bugün sınırlarına dek zaferinizi kutluyor. Düşmanın yurdumuzda yayılma hırsı, ‘azim ve himmetinizin’ yalçın kayalarına başını çarparak param parça oldu.

      Adınızı, tarihi övgüler kitabesine yazan ve bütün ulusu hakkınızda sonsuz minnet ve şükrana şevketten büyük gaza ve zaferinizi kutlarken, üstünde durduğunuz tepenin size binlerce düşman ölüleriyle dolu bir şeref meydanı seyrettirdiği kadar, ulusumuz ve kendimiz için yükselme parıltısıyla dolu bir gelecek ufkunu da gösterdiğini söylemek isterim.
      Mustafa Kemalİnönü Savaş Meydanında Metristepe de Batı Cephesi Kumandanı İsmet Bey’e,

      Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşlarında yüklendiğiniz görev kertesinde ağır bir görev yüklenmiş kumandanlar çok azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, dâhice yönetiminiz altında onurla görevlerini gören kumandan ve silah arkadaşlarınızın kalp ve yurtseverliğine büyük güvenle dayanıyordu. Siz, orada yalnız düşmanı değil, ulusun (makûs) talihini de yendiniz. İstilâ altındaki mutsuz topraklarımızla beraber bütün yurt bugün sınırlarına dek zaferinizi kutluyor. Düşmanın yurdumuzda yayılma hırsı, ‘azim ve himmetinizin’ yalçın kayalarına başını çarparak param parça oldu.

      Adınızı, tarihi övgüler kitabesine yazan ve bütün ulusu hakkınızda sonsuz minnet ve şükrana şevketten büyük gaza ve zaferinizi kutlarken, üstünde durduğunuz tepenin size binlerce düşman ölüleriyle dolu bir şeref meydanı seyrettirdiği kadar, ulusumuz ve kendimiz için yükselme parıltısıyla dolu bir gelecek ufkunu da gösterdiğini söylemek isterim.
      Mustafa Kemal

      Stok Kodu
      :
      9754780501
      Sayfa Sayısı
      :
      3022
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Basım Tarihi
      :
      Haziran 2010
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat