Sepetim (0) Toplam: 0,00
Nazım Hikmet Bütün Şiirleri Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet Bütün Şiirleri(Ciltli-Kutulu)

Liste Fiyatı : 58,50
9789750812170
381667
Nazım Hikmet Bütün Şiirleri
Nazım Hikmet Bütün Şiirleri (Ciltli-Kutulu)
Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
58.50
Tek kitapla kitaplıklar kuran Delta Dizisi, bu kez dünya şairi Nâzım Hikmeti ağırlıyor: Şairin Bütün Şiirleri, eksiksiz olarak tek bir ciltte bir araya geliyor. Farklı tasarımı ve baskı kalitesiyle beğeni toplayan Delta Dizisi, Türk şiirinin yatağını değiştiren bu büyük dizelerin tamamını avucunuza bırakıyor, sekiz kitabı elinize sığdırıyor... Çağdaş şiirimizde bir klasik olan, dünya şairi Nâzım Hikmetin kaynak metinler temelinde yeniden gözden geçirilerek yayımlanan şiirleri, Delta Dizisiyle şimdi bir arada: İki bin sayfayı aşan Bütün Şiirleri, 835 Satır, Benerci Kendini Niçin Öldürdü, Kuvâyi Milliye, Yatar Bursa Kalesinde, Memleketimden İnsan Manzaraları, Yeni Şiirler, Son Şiirleri ve İlk Şiirleri içeriyor.

Tadımlık

GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü :-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü :-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!

Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Düşmesin bizimle yola :
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

İşte :
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neşemiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o an
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!

Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!

1924
  • Açıklama
    • Tek kitapla kitaplıklar kuran Delta Dizisi, bu kez dünya şairi Nâzım Hikmeti ağırlıyor: Şairin Bütün Şiirleri, eksiksiz olarak tek bir ciltte bir araya geliyor. Farklı tasarımı ve baskı kalitesiyle beğeni toplayan Delta Dizisi, Türk şiirinin yatağını değiştiren bu büyük dizelerin tamamını avucunuza bırakıyor, sekiz kitabı elinize sığdırıyor... Çağdaş şiirimizde bir klasik olan, dünya şairi Nâzım Hikmetin kaynak metinler temelinde yeniden gözden geçirilerek yayımlanan şiirleri, Delta Dizisiyle şimdi bir arada: İki bin sayfayı aşan Bütün Şiirleri, 835 Satır, Benerci Kendini Niçin Öldürdü, Kuvâyi Milliye, Yatar Bursa Kalesinde, Memleketimden İnsan Manzaraları, Yeni Şiirler, Son Şiirleri ve İlk Şiirleri içeriyor.

      Tadımlık

      GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

      Bu bir türkü :-
      toprak çanaklarda
      güneşi içenlerin türküsü!
      Bu bir örgü :-
      alev bir saç örgüsü!
      kıvranıyor;
      kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor
      esmer alınlarında
      bakır ayakları çıplak kahramanların!
      Ben de gördüm o kahramanları,
      ben de sardım o örgüyü,
      ben de onlarla
      güneşe giden
      köprüden
      geçtim!
      Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
      Ben de söyledim o türküyü!

      Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
      altın yeleli aslanların ağzını
      yırtarak
      gerindik!
      Sıçradık;
      şimşekli rüzgâra bindik!.
      Kayalardan
      kayalarla kopan kartallar
      çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
      Alev bilekli süvariler kamçılıyor
      şaha kalkan atlarını!


      Akın var
      güneşe akın!
      Güneşi zaptedeceğiz
      güneşin zaptı yakın!


      Düşmesin bizimle yola :
      evinde ağlayanların
      göz yaşlarını
      boynunda ağır bir
      zincir
      gibi taşıyanlar!
      Bıraksın peşimizi
      kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

      İşte :
      şu güneşten
      düşen
      ateşte
      milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

      Sen de çıkar
      göğsünün kafesinden yüreğini;
      şu güneşten
      düşen
      ateşe fırlat;
      yüreğini yüreklerimizin yanına at!
      Akın var
      güneşe akın!
      Güneşi zaaptedeceğiz
      güneşin zaptı yakın!


      Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
      Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
      toprak kokuyor bakır sakallarımız!
      Neşemiz sıcak!
      kan kadar sıcak,
      delikanlıların rüyalarında yanan
      o an
      kadar sıcak!
      Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
      ölülerimizin başlarına basarak
      yükseliyoruz
      güneşe doğru!

      Ölenler
      döğüşerek öldüler;
      güneşe gömüldüler.
      Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!


      Akın var
      güneşe akın!
      Güneşi zaaaptedeceğiz
      güneşin zaptı yakın!

      Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
      Kalın tuğla bacalar
      kıvranarak
      ötüyor!
      Haykırdı en önde giden,
      emreden!
      Bu ses!
      Bu sesin kuvveti,
      bu kuvvet
      yaralı aç kurtların gözlerine perde
      vuran,
      onları oldukları yerde
      durduran
      kuvvet!
      Emret ki ölelim
      emret!
      Güneşi içiyoruz sesinde!
      Coşuyoruz,
      coşuyor!..
      Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
      mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

      Akın var
      güneşe akın!
      Güneşi zaaaaptedeceğiz
      güneşin zaptı yakın!

      Toprak bakır
      gök bakır.
      Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
      Hay-kır
      Haykıralım!

      1924
      Stok Kodu
      :
      9789750812170
      Boyut
      :
      115-175
      Sayfa Sayısı
      :
      2086
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      17
      Basım Tarihi
      :
      2019-11
      Kapak Türü
      :
      Ciltli
      Kağıt Türü
      :
      1.Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat